Sarı, Pozitif Eğitimle Nasıl Kaçmayı Bıraktı?

Sarı, Cihangir Parkı’nda bulduğumuz bir köpekti, mahallede birkaç gün parkta besledik, orada yattı, sonra ben sahiplendim. Daha önce kısa bir süre bir evde kaldığına dair rivayetler var ancak geçmişi hakkında net bir bilgimiz yok. Geldiğinde zaten bir yaşını geçmişti, kendine ait alışkanlıkları oluşmuştu ve bu sebeple eğitim sürecimiz çok kolay olmadı.

Kaç kere Cihangir sokaklarında arkadaşlarımla Sarı’nın peşinden koştuk hatırlayamıyorum… Kaç kere bir köşede sokaktaki kedi mamalarını hapur hupur götürürken bulduk, hatırlamıyorum… Kaç kere gözü yaşlı Türk filmleri misali onunla kavuşma yaşayıp ona sarıldım… Hatırlamak da istemiyorum çünkü o yaşadığım korku tarif edilemezdi.

Covid-19 nedeniyle evden çalışma sürecine geçtikten sonra pozitif eğitim için vaktim oldu ve eğitime başladık. Sonuç: Mükemmel! artık tasmasız yürüyoruz.

POZİTİF EĞİTİM NEDİR?

Pozitif eğitim köpeğinize belirli durumlarda ve tetikleyicilere rağmen nasıl davranması gerektiğinin öğretildi bir metot. Köpek doğru davranış sergilediğinde davranışının doğruluğunu vurgulamak için ona bir ödül vermeniz gerekiyor. Bu, ödül maması olabileceği gibi başka bir yiyecek de olabilir. Bazı köpekler yiyecek ile uyarılamayabiliyor, bu durumda sevdiği bir oyuncağı vererek veya onu okşayarak ödüllendirmeniz gerekir.

Bu eğitim metodunda köpeğiniz yanlış davrandığında onu cezalandırmamanız gerekir. Cezalandırma bazlı eğitimler köpeğin sizinle olan takım arkadaşı ruhunu zedeleyeceği gibi ona korku ve özgüven eksikliği aşılayacağından uzun vadede köpeğinizin psikolojisine ve bu sebeple sizin onunla olan ilişkisine ciddi zararlar verebilir. Hatta köpeğinizin ileride agresif tavırlar sergilemesine (size, başka insanlara veya köpeklere karşı) neden olabilir.

POZİTİF EĞİTİMİN TEMEL TAŞLARI NELERDİR?

  1. Köpeğinizle bir takım arkadaşı olduğunuz fikrini benimsemeniz lazım. Alt-üst ilişkisinde değilsiniz; aynı geminin yolcularısınız ve istikametiniz aynı. Beraber kaliteli zaman geçireceksiniz ve beraber başarıya ulaşacaksınız. Sonunda bu eğitim ikinizin ilişkisinin derinleşmesi ve aranızdaki güvenin pekişmesi açısından çok faydalı olacak.

 

  1. Ödül seçimi çok önemli. Her köpeğin ödül tercihi değişebilir. Sarı mesela küçük kemik şeklindeki ödüllere hiç yüz vermezken pis kokan kuzu kulaklarına bayılıyor. Her ne kadar o dönemde kullandığım çantalarım sinen koku sebebiyle artık kullanım dışı kalmış olsa da köpeğinizin en sevdiği ödülü tercih etmeniz gerekiyor. Bu ödülden de yeterli miktarda yanınızda bulundurmanız lazım. Bazı köpekler ödül mamalarını sevmiyor. Daha önce anksiyete problemi hakkında yazdığım Zeytin’im öyleydi. O zaman onun sevdiği yiyeceği tercih etmeniz gerekecek (salam, sosis, tavuk, et parçası vs.). Bildiğiniz üzere işlenmiş gıdalar hepimiz için zararlı ayrıca bazı köpeklerin kümes hayvanlarına alerjisi mevcut (Zeytin ve Sarı gibi). Bu durumda veterinerinize danışarak doğru ödülü seçmenizi öneririm. Bazı köpekler yiyecek ile uyarılamayabiliyor (çok nadir ama olabiliyor) o zaman okşama ödülü veya sevdiği bir oyuncağı verme yöntemleri tercih edilmelidir. Köpeğinizle olan ilişkiniz ve gözlemleriniz doğru ödülün seçilmesi için çok önemlidir. Doğru ödülün seçilmesi ise eğitimin başarılı olmasında çok önemli bir etken.

 

  1. Sabır ve anlayış çok önemli. Her köpeğin öğrenme süresi farklıdır. Üç defa “gel” çağrısı yapıp ödül verince köpeğiniz geri gelmeyi öğrenmeyecek. Bu bir süreç ve sabırlı olmanız gerekiyor. Sizi bazen dinleyecek o zaman ödüllendireceksiniz, bazen sizi umursamayacak ve ödül alamayacak. Vazgeçmemek lazım ve en önemlisi sinirlerinize hâkim olmanız lazım. Zira pozitif eğitim esnasında köpeğe bağırırsanız veya ona vurursanız kafası karışacak ve pozitif eğitimin temeli baştan sarsılmış olacak. Anlayış da önemli; köpeklerin de bizim gibi her günü birbirine uymuyor, çok kâbus gördüğü bir gecenin ardından keyifsiz uyanmış olabilir ve o günkü eğitime açık olmayabilir. O gün eğitimi kısa kesmeniz veya ertelemeniz gerekebilir.

 

  1. Tetikleyiciler ile yavaş yavaş ilerlemek esastır. Eğitim başladığında dışarıda hiçbir tetikleyici olmaması lazım (başka köpek, araba sesine duyarlıysa araba sesi, mutfakta pişen tavuğa duyarlıysa fokur fokur kaynayan bir tavuk, çocuk sesi vb.). Eğitim ilerledikçe tetikleyiciler ekleyerek eğitimi tamamlamak lazım. Yeterli ölçüde tetikleyici eklemeden eğitim sonlanırsa, köpeğiniz tetikleyicilere karşı koyamayabilir.

büyümeyen köpek cinsleri

Gel gelelim benim Sarı Kız’la tecrübeme. Sarı, köpek parkının kapısını açık bulduğu an kaçan, kendisini sokak sokak aratan, gel diye bağırdığımda bana bakıp sonra dalga geçermişçesine kaçan bir köpekti. Artık çok yoğun trafik olan bir caddeden geçmedikçe tasmasız dolaşıyoruz. Bunu nasıl başardık?

İlk olarak etrafı çevrili bir yerde eğitime başlamak kanımca çok önemli. Yaşadığınız mahallede kapalı bir köpek parkı varsa orası olur, yoksa da eğitim evde başlamalı. Aksi takdirde olumsuz sonuçlar ile karşılaşabilirsiniz. Ben bir hafta boyunca sabah saat 06:30’da daha in cin top oynarken köpek parkına indim. Sadece Sarı ve ben vardık. Başka hiçbir köpek olmadığı gibi, araba sesi, insan sesi vb. tetikleyiciler yoktu. “Gel buraya” komutunu verdim, her geldiğinde ona bir parça ödül verdim. Sonra top oynattım, yordum ve topu sakladım. Akabinde tekrar “Gel buraya” komutunu çalıştık. Geldiğinde ödül aldı, gelmediğinde ödül alamadı. Bu süre köpeğinize göre uzayabilir yahut kısalabilir.

SABIR HER ŞEYİN ANAHTARI

Bu bir haftalık kırk beş dakikalık çalışma ve oyunumuzdan sonra yine aynı saatte parka indim ve parkın kapısını hafif aralık bırakmaya başladım. Aynı yöntemle dört gün kadar devam ettik. Dört gün sonra parkın kapısını tamamen açık bırakmaya başladım ve aynı şekilde bir hafta kadar çalıştık.

Mama şeklinde ödül miktarını süreç içinde azalttım. Başta her gelişe bir mama ödül alırken sonraları bir gelişe mama ödülü, bir gelişe baş okşaması şeklinde ilerledik.

Bu süreçten sonra artık tetikleyici eklemeye başladım. Başka köpeklerin olduğu, kalabalığın olduğu saatleri tercih etmeye başladım. Bu çalışmamız da bir hafta kadar devam etti. Bunu da başarıyla tamamladıktan sonra artık etrafı çevrili olmayan bir alanı denemeye sıra geldi.

Bunun için uçsuz bucaksız bir park/orman yerine benim önerim nispeten orta ölçekli bir parkın seçilmesi, ben orta ölçekli bir çocuk parkını tercih ettim. Burada tabii ki yeni tetikleyiciler eklendi. Koşan kediler ve çocuklar buna bir örnek teşkil edecektir. Her bir kaçış (mesela kedi kovalama) hamlesine kalkıştığında “Gel buraya” komutunu tekrarlayıp geri gelmesini sağladım. Burada her gelişe bir mama ödülü tercih ettim zira çok farklı tetikleyiciler vardı.  Bu sürecin sizinle köpeğiniz arasındaki güven ilişkisi oturana kadar devam etmesi gerekiyor.

Son olarak daha büyük bir park olan Maçka Parkı’nı denedik. Burada artık tetikleyiciler had safhadaydı. Scooter’lar, başka köpekler, kediler, sesler, çocuklar, top, su vb. Bu süreçte köpeğiniz aynı ödülden sıkılmış olabilir, onu sizin anlayıp değiştirmeniz gerekebilir.  Bu süreç bizde bir hafta kadar sürdü. İlk geldiğinde mama ödülü, ikinci geldiğinde okşama, üçüncü geldiğinde ise ödül vermemeye başladım ve bu sistemde üç gün kadar devam ettik. Akabinde “Gel buraya” çağrısına uyduğunda sadece okşama ödülünü almaya başladı. Okşama ödülü hâlâ devam ediyor ve bence hiç bitmeyecek.

Bu süreçte bence sadece eğitime odaklanmayın. Eğitimi, köpeğinizle beraber keyifli vakit geçireceğiniz bir vesile olarak değerlendirin ve sonucun çok daha başarılı olduğunu göreceksiniz.

Artık Sarı Kızımla takım arkadaşı olduk ve beraber uzun orman yürüyüşleri, sahil yürüyüşleri hatta her şeyi beraber yapabiliyoruz. Arada tabii ki yaramazlık yapıyor ama yaptığının farkına varıp bana bakıp geri geliyor ve en azından kaçar gider korkum kalmadı. Bu sayede beraber bir hayatımız var ve ben sürekli mürebbiyelik yapmak yerine dostluğumuzun keyfini çıkartabiliyorum.

Güzel eğitimler dilerim.

Paylaşan Av. Dilara SEZGİN

Av. Dilara Sezgin

Paris Panthéon- Assas Üniversitesi’nde hukuk eğitimi tamamladım akabinde Trinity College Dublin’de yüksek lisans yaptım. 9 yıldır İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık mesleğini sürdürüyorum. 5 yaşımdan beri köpek bakıyorum. Bu süreçte köpeklerimi daha iyi anlamak için onların davranışları ve sesleri üzerinde eğitimler aldım, konferanslara katıldım. Travmalı köpeklerle de ilgilendim. Kendimi bir köpek amatörü olarak tanıtabilirim. Kendi tecrübelerimden yola çıkarak deneyimlerimi heymypet.com üzerinden paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.