Nanuk ve Pati Sonatı Yazarlarından Merve Çalımlı İle Sohbet

Nanuk ve Pati Sonatı adlı çocuk kitabının yazarlarından Sevgili Merve Çalımlı ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Çocuklar, hayvanlar ve kitaplar üzerine bu samimi sohbetle sizleri baş başa bırakıyoruz..

Nanuk ve Pati Sonatı, hayvanların mutlu yaşadığı bir ütopya olan Kanuk Adası’nda geçiyor. Merve Çalımlı ile kitabı ve çocuk edebiyatını, hayvanları konuştuk.

Sizi, sizden dinlemek ve tanımak isteriz. Kimdir Merve Çalımlı? Neler yapar, nelerden hoşlanır? 

Siyaset Bilimi doktorasını tamamlamak üzere olan, aynı zamanda öğretim görevlisi olarak İstanbul Teknik Üniversitesi’nde çalışan akademik dünyayla iç içe olan biriyim. Küçük yaşlardan bu yana piyano çalıyorum ve bale yapmaktan çok keyif alıyorum. 

Kitabı birlikte kaleme aldığımız kardeşim Begüm ise; küçük yaşlardan beri keman çalıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuar’ında eğitimini tamamladı ve Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nda keman sanatçısı olarak yer alıyor. Çocuklarda erken yaşta müzik eğitimi konusunda pedagojik altyapısı da bulunması sebebiyle, birçok öğrenciyle birebir çalışıyor.  Begüm de boş zamanlarında yemek yapmaktan çok hoşlanıyor ve video sanatına yakından ilgi duyuyor. 

Nanuk ve Pati Sonatı’nı yazma süreciniz nasıl gelişti? İlham kaynağınız neydi?

Nanuk ve Pati Sonatı’nı kardeşim Begüm ile birlikte yazdık. Birlikte öğrendiğimiz ve çokça araştırdığımız bir süreç oldu. Kitapta iklim krizine değindiğimiz için çokça bilimsel okumalar yaptık. 4 ay gibi bir sürede ilk taslağını tamamladık. İklim krizine ses veren çocuklar ilham kaynağımız oldu. İklim krizi uzmanları, iklim bilimcileri ve sürdürülebilirlik üzerine çalışan uzmanlar, gönüllüler ve kültür sanat destekçileriyle fikir alışverişinde bulunduk.

nanuk ve psti sonatı merve çalımlı
Merve & Begüm Çalımlı

Kanuk Adası nasıl bir yer? Bize biraz zihninizde canlandırdığınız Kanuk Adası’ndan bahseder misiniz?

Kanuk Adası’nı kendine özgü ritmi olan, biyoçeşitlilik bakımından zengin ve şehir hayatından uzak, hayvanların mutlu bir şekilde yaşadığı, Kuzey Buz denizinde yer alan bir ada olarak hayal ettik. Çeşitlilikten doğan çok sesliliğin tınısının günün her saatinde farklı hissedildiği bir yer bizim için Kanuk.

Kitapta buzulların erimesi, şehirlerin kirliliği, denizlerin bulanıklığı gibi günümüz problemlerine değinildiğini görüyoruz. Bir çocuk kitabına böylesi önemli ve küçük yaştan farkındalık yaratılması gereken konulara değinmenizin ardındaki motivasyon nedir?

Kitapta değindiğimiz konuların yanında; geçtiğimiz yıl küresel ölçekte yaşadığımız doğal afetler ve felaketler bizi çok etkiledi. Örneğin, Avustralya’da, California’da, Sibirya’da ve Amazonlardaki orman yangınlarında milyarlarca hayvan hayatını kaybetti. Bangladeş’te iklim değişikliği sebebiyle ülkenin 4’te 1’i sualtında kaldı. Ülkemizde Kaz Dağları’nda madencilik faaliyetlerine karşı büyük mücadeleler veriliyor…Bunlar aklımıza gelen ilk birkaç örnek…Bu gidişata karşın, tüm canlıların sesi olmak istedik ve bu sesi, müziğin birleştirici gücünü kullanarak çocuklara duyurmak istedik. Kitabın yazım aşamasında üç kardeş; her bir araya geldiğimizde, Efe yazdığımız bölümleri piyanoda notalara döktü. Onun oluşturduğu armonilerle biz de Kanuk Adası’nı keşfetmeye ve Nanuk’a eşlikte etmeye doğru bir yolculukta bulduk kendimizi. 

Kitabın konusunda geçen ‘müzik’ vurgusu da oldukça dikkat çekici. Bu maceraya müziği dahil etmenizin sebepleri neler? 

En önemli sebep müziğin evrensel bir dil olması. Hayatımızda müziğin yeri o kadar çok ki, bunu paylaşmak istedik. Çocukluğumuzdan beri çok emek verdik. Müziğin bizi öğrettiklerini biz de iklim krizine değinerek çocuklarla paylaşmak istedik.

Size ‘Ben çocuk kitabı yazmak istiyorum’ dedirten şey neydi? Bu fikre ilk kez ne zaman kapıldınız?

Çocukluğumuzdan beri hayalimizdi çocuk kitabı yazmak. Çocuk kitaplarına olan ilgimiz büyüdüğümüzde de hiç değişmedi. 

Günümüzde kişisel gelişim kitaplarının ne denli revaçta olduğu bilinen bir gerçek. Öte yandan romanlar da popülaritesini korumaya şüphesiz devam ediyor. Böylesi bir dünyada neden çocuk kitabı yazmayı tercih ettiniz?

Bir konuyu çocuklara aktarabilecek kadar içselleştirmek ve sadeleştirmek çok önemli. Akıcı ve yalın bir dille çocuklara hikâye anlatmak ve onların nezdinde hikâyenin gücünü keşfetmek için çocuk kitaplarını tercih ettik.  

Çocukların rengarenk ve uçsuz bucaksız yaratıcılıkla dolu bir dünyası var. Bir yetişkinin bu dünyaya ayak uydurması sizce zor bir şey mi? Sizin bu dünyaya adaptasyon süreciniz nasıl gelişti?

Çocukların gözünden dünyaya bakmaya ilgi duyuyorsanız adaptasyon süreci zor olmayabilir. Her çocuk çok özel ve başka bir deneyim. Dolayısıyla emek ve zaman istiyor. Biz de bu süreçte Begüm’ün tecrübelerinden oldukça faydalandık. Yaşları 4 ila 18 arasında değişen öğrencileriyle yaşadığı birebir deneyimleri bize bu süreçte kılavuzluk etti.  

Çocuklarına Nanuk ve Pati Sonatı’nı okuyan ebeveynlerden dönüş alma şansınız oldu mu? Ebeveynler ve çocuklar kitap hakkında neler düşünüyor, neler hissediyorlar biliyor musunuz?

Oldu tabii ki. Ebeveynler konu itibariyle önemli bir farkındalık yarattığımızı dile getirdi. Pati Sonatı’nın müziğini kendi kulaklarında hayal edebildiklerini söylediler. Hatta, Begüm’ün bir öğrencisin annesi “e müziği yok mu” diye çocuğuna sorduğunda, “e onu da sen kendi hayal gücüne bırak” diye cevaplamış öğrencisi. Güzel geri dönüşler alıyoruz. 

Kitabın içinde hayvanların ve hayvanlar aleminin de yeri büyük görünüyor. Hayvanları kitabınıza dahil etmenizin altında yatan özel bir sebep var mı? 

İklim krizinden hayvanların etkilenmesi, bazı hayvan türlerinin yok olması en büyük sebep tabii. Ancak Fransız besteci Camille Saint-Saëns’ın Hayvanlar Karnavalı bizim için özel bir eser. Kitabı yazarken bize esin kaynağı olmuştur. 

Sizin hayvanlarla ilişkiniz nasıl? Çocukken evcil hayvanınız var mıydı? Şimdi var mı? Hayvanlar ve insanlar arasındaki bağı nasıl tanımlarsınız?

Çocukken köpeğimiz vardı. Şimdi benim Kaizer adında, Begüm’ün de Obi adında bir kedisi var. Kendi deneyimlerimize dayanarak, hayvanlarla çok güçlü bir bağımız olmuştur. Onlardan çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim ve hala da öğreniyorum. Şefkat, dostluk, anlayış, sabır, fedakarlık, güven bu duygulardan sadece bazıları. Ve koşulsuz sevgi…

nanuk ve pati sonatı merve çalımlı
Kaizer ve Nanuk

Sağlıklı çocuk gelişiminde hayvanların rolü konusunda neler düşünüyorsunuz?

Hayvanların çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerinde çok büyük katkıları olduğunu biliyoruz, okuyoruz. Doğru ilişki kurulduğu takdirde; çocukların sosyal, duygusal, ahlaki ve eğitsel gelişimine olumlu etkisi olduğunu, arkadaşlıklarının olumlu etkilendiğini düşünüyoruz. 

Çocuk edebiyatında hayvanların rolü sizce nedir? Okurlarımıza tavsiye edeceğiniz, çocukluğunuzda okuyup unutmadığınız ve karakterleri hayvanlardan oluşan kitaplar var mı? 

Çok büyük bir yer kaplıyor tabii ki. Kendi çocukluğumuza döndüğümüzde La Fontaine masalları hala hatırladığımız dersleri bize öğreten fabl metinler… 

Orhan Veli çevirisiyle; La Fontaine’in Masalları, bizim başucu eserimizdir. Ayrıca; Bremen Mızıkacıları çok güzeldir mesela: Eşek, köpek, horoz ve kedinin yollarının kesişmesi ve müzisyenliği seçmelerini konu alır. 

Hayvana şiddet maalesef günümüzün en acı gündemlerinden biri. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bireylerde bu şiddeti besleyen şey ne? Bunun önüne geçmek için neler yapılmalı?

Hayvanlara yönelik gerçekleşen ve şiddet tanımının yetersiz kaldığı bu olaylar asla kabul edilemez. Uzmanlar, fiziksel şiddet tanımının hayvan veya insan için farklı olmadığını söylüyor ve çocuksal travmaları işaret ediyor. Bunun önüne geçmek için empati ve şefkat duygusunu çocuklara erken yaşlarda öğretmeliyiz. Bu konuyu farklı boyutlarıyla ele alarak; günümüzde yaşanan şiddeti ve istismarı önleyecek toplumsal mekanizmalar üzerinde çalışmalıyız.

Devam kitabı yazmayı düşünüyor musunuz? İleriye dönük planlarınız neler?

Evet, bir devam kitabı üzerinde çalışıyoruz. Nanuk ve Pati Sonatı için bir albüm çalışması hazırlığı içerisindeyiz, bestelerini kardeşimiz Efe yaptı. Pandemi sebebiyle şimdilik ulaşamadığımız çocuklara çevirim içi etkinlikler düzenlemek de planlarımız arasında. 

What do you think?

Paylaşan heymypet