Hürriyet Muhabiri Hakan Gence ile Hayvanlar Üzerine

O ülkenin en tanınan muhabirlerinden biri! Aynı zamanda sıkı bir hayvansever. Hakan Gence’den bahsediyoruz. Bu zamana kadar yüzlerce ünlüye binlerce soru sordu, ilk kez biz ona mikrofonumuzu yöneltip sorularımızı sıralıyoruz!

Hayvanlarla aranızdaki bağı nasıl tanımlarsınız? Nasıldır Hakan Gence ve hayvanların ilişkisi?

Hem yaşadığım çevrede, hem iş yerim olan Hürriyet Gazetesi’nin bahçesinde  tüylü dostlarımızla uzun vakitler geçirdim. Bu nedenle hayvanlarla aramın çok iyi olduğunu söyleyebilirim.

Peki çocukluğunuzda nasıldı bu ilişki? Küçükken evcil hayvanınız var mıydı? Ya da sokak hayvanları ile vakit geçirir miydiniz?

Benim hiç evde baktığım evcil hayvanım olmadı. Ama hem İstanbul’daki evimizde hem de yazlığımızda sokak canlılarıyla ilgilendim, elimden geldiği kadar dışarıda da olsa bakımlarını üstlendim. Yani hep severdim hayvanları…

Sizce bir çocuğun gelişiminde hayvanların yeri nedir?

Çocuk gelişiminde hayvanların yerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hatta bununla ilgili yurtdışında yapılan bir araştırma okumuştum. Cezaevlerinde yatan suçluların büyük çoğunluğunun hayatları boyunca evlerinde hiç hayvan beslemedikleri ortaya çıkmış.

Sokaklarda hayvan popülasyonu iyice arttı. Öyleki adım başı sevimli bir kedi ya da köpeğe denk gelebiliyoruz. Onlarla aranız nasıl?

Evet yapıyorum. Evimin olduğu sokakta birebir iletişim kurduğum bir kedim var. Adı ‘Kırçıl’. Yaklaşık 2 yıldır bakımını üstlendim. Mama ve su sağlıyorum, gerektiğinde veterinere götürüyorum, soğuk havalarda mutlaka apartmanın içinde uyumasına özen gösteriyorum.

Bu sohbete dahil olan okuyuculara sokak canlarına dair ne tavsiyede bulunursunuz?

Soğuk havalarda araba kullananlar mutlaka araçlarını çalıştırmadan önce kaputa vursunlar. Ve bir kap mama, bir kap su vermeyi ihmal etmesinler. Özellikle marketlerde satılan dostluk mamalarından çantalarında bulundursunlar.

Biz, platform olarak daima ‘’satın alma sahiplen’’ söylemini savunuyoruz. Bu söylemi çok önemsiyoruz. Bu konuda sizden de bir şeyler duymak isteriz.

Bir çocuğu nasıl satın alamazsanız, bir kediyi, köpeği de satın alamazsınız. Çünkü hiçbir kedi ve köpeğe ve hiçbir canlıya fiyat biçilemez. Size katılıyorum. Ama buna ek olarak birşey söylemek istiyorum. Sahiplenmeden sonrası da önemli. Çocuklarınıza doğum günü ya da karne hediyesi olarak aldığınız canlıları sokağa bıraktığınızda kötülük yapmış oluyorsunuz. Onların da duyguları olan birer canlı olduklarını unutmayalım. Sahiplenmeyi düşünürken de ömürlük dost olmaya karar vererek hareket edelim.

Gündemden hiç düşmeyen hayvanlara yönelik şiddet haberleriyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce nedir bu şiddetin kaynağı?

Kadına şiddete iten neyse hayvana şiddete iten de o. Toplumsal psikoloji, eğitimsizlik, sevgisizlik ve bence en önemlisi kötülük! Hayvan hakları yasası hemen çıkmalı ve hayvana zarar verenin insana da zarar vereceği unutulmamalı. Bu insanlar cezalarını çekmeli ve psikolojik sorunları varsa tedavi altına alınmalı. Ben şahsım adına hayvanlar için en iyisinin olmasını ve en önemlisi uygulanmasını diliyorum…

What do you think?

Paylaşan heymypet