Dino İle Tanışma Hikayemize Kısa Bir Giriş…

DİNO İLE TANIŞMAMIZ

Köpek gördüğünde yolunu değiştirenlerdenseniz, o halde sizi bu yazıyı okumaya davet ediyorum…

Bazı hayvanların kafamızdaki algısını eski öğretilerden dolayı kolayca değiştiremiyoruz. Yılan zehirler, kedi tırmalar, horoz atlar, köpek ısırır diye öğretildi yıllarca ve çoğu insan gibi benim de bunu aşmam çok kolay olmadı.

Lise yıllarında oturduğumuz yer şehrin biraz uzağındaydı ve okula toplu taşıma ile ulaşımımı sağlıyordum. Dolmuşları beklediğim yer oldukça ıssızdı ve etrafta sürü halinde gezen onlarca köpek vardı. Kardeşimle birlikte dolmuşun hemen gelmesi içi dua ettiğimizi hatırlıyorum. Lise yılları her insan gibi bazı şeylerin arka planını yeni yeni düşünmeye başladığınız zamanlar,  çevrenin sadece bir parçası olduğunuzu ve tüm evrenin sadece insanoğlu için yaratılmadığını farketmeye  başlıyorsunuz. Bu farkındalıkla birlikte hayattaki tüm canlıların öncelikli amacının yaşamını sürdürmek ve bunun içinde yiyecek & barınma ihtiyacını karşılamak olduğunu görüyorsunuz. İnsanoğlu olarak bizim de maaşlarımız yiyeceğe, krediyle aldığımız evlerimiz ise barınmaya karşılık geliyor diyebiliriz. Amaçlarımız bir, ulaşmaya çalışma şeklimiz farklı aslında… Bu sebeple sokaktan geçen her köpeğin size zarar verme amacının olduğunu düşünmek oldukça yersiz.

Sadece yiyecek bulmak, belki yağmurdan sığınmak veya sevilmek için etrafımızda dolaşıyorlar. Siz onlar için bir tehdit oluşturmadıkça gelip ısırmaları, zarar vermeleri gerçekten söz konusu bile değil. Sadece insanlar olarak  kediye köpeğe tekme atmamayı, her yerden kovmamayı, ‘yemek vermeyelim alışır’ klişesinden kurtulmayı, onların da anne – baba olabildiklerini öğrenmemiz lazım. Ben bunları öğrenmeye başladığımda hayat gerçekten çok kolaylaştı diyebilirim. Öncelikle korkumun mantıksızlığını kendime kabul ettirdikten sonra yavaş yavaş köpeklerle vakit geçirmeye başladım. İlk önemli adım buydu ve bu adımı atmıştım. 

Etrafımızdaki insanların hayatımıza etkileri tartışılmaz. İşte DİNO ‘da tam bu etkiyle hayatıma girdi diyebilirim. Eşimin çoçukluğunu can dostu KURT ile geçmişti ve şimdi yine bir hayvan sahibi olmayı istiyordu. Bu haber beni önce korkuttu, hatta ilk etapta karşı çıktım diyebilirim. Sonuçta  sokakta onlardan  korkmamayı yavaştan öğrenmiştim ama evde bir evcil hayvan olması fikri bana çok yabancıydı. Bütün bakımını eşimin üstlenmesi şartıyla kabul ettim

ve,

Dino Bey hayatımıza girdi:) Devamı bir sonraki yazıda…

Paylaşan Kübra ALKURT

Ben Kübra; Meriko ve Dino’nun annesi, beyaz yakalı bir “seyahatsever”im. Bir hayvan sahiplenmenin ruhuma kattığı güzellikleri başka insanlarla da paylaşmak, hayatı onlarla paylaşmanın imkansız olmadığını göstermek isterim. Birilerine ilham olabilmek en büyük dileğim…